Kadinla Yaşam
Obez misiniz?

Obez misiniz?

Dünya sağlık Örgütü (DSÖ) obeziteyi, sağlığı bozacak ölçüde aşırı yağlanma olarak tanımlamıştır. DSÖ Obeziteyi tanımlarken Body Mass Index (BMI) değerlerini esas almaktadır. Ağırlığın, boyun metre cinsinden karesine bölünmesiyle elde edilmektedir. Beylikdüzü Belediyesi Diyetisyeni Nail Emre Koyunlu, obeziteye ilişkin şu formülü verdi:  

BMI = Ağırlık(kg)/ Boy (m)²

BMI Değeri

18.5 kg / m²’nin altında olanlar                 Zayıf

18.5-24.9 kg / m² arasında olanlar           Normal kilolu

25-29.9 kg / m² arasında olanlar              Fazla kilolu

30-39.9 kg / m² arasında olanlar              Obez (şişman)

40 kg / m²’nin üzerinde olanlar                İleri derecede obez olarak tanımlanmaktadır.

Aslında BMI değerleri tek başına yeterli değildir. Benzer boy ve ağırlıkta olan bireylerin farklı vücut yapılarını da göz ardı etmemek gerekir. Bu durumda kas kütleleri ile yağ oranlarını da değerlendirmek gereği doğar.

Vücudumuzdaki yağın değerlendirme aralıkları.

Kategori                                Kadın                                    Erkek
Normal                                  20 – 30                                   12 – 20
Sınır                                       31 – 33                                   21 – 25
Obezite                                    > 33                                       > 25
 
En özet yağlanma mekanizması harcanandan daha fazla enerji (kalori)alımı olarak söylenebilir.

Obezitenin nedenleri arasında

• Aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları

•Yetersiz fiziksel aktivite

•Genetik etmenler

•Gelir durumu

•Yaş, cinsiyet

•Eğitim düzeyi, sosyo – kültürel etmenler

• Psikolojik problemler

•Sık aralıklarla düşük kalorili diyetler uygulama

•Hormonal ve metabolik etmenler

•Sigara- Alkol kullanma durumu gibi birçok neden varken biz özellikle beslenmeyle ilintili kısımların altını çizelim.

Her şey kaloriden ibaret mi?

Biz günlük faaliyetlerimizi yaparken vücudumuzda birçok reaksiyon meydana gelmektedir. Mesela sadece bu yazıda, şu anda ve tam da bu kelimeye bakıp okuduğumuzu yorumlamak bile beynimizin, sinir sistemimizin, göz kaslarının, göz merceğinin ve bunları besleyen dolaşım sistemimizin ortaklaşa işlevleriyle gerçekleşebilir.

Bu gibi yüzlerce faaliyetin sorunsuz devam edebilmesi için sadece yeterli enerji değil yeterli besin öğeleri alımına da ihtiyaç vardır.

Sadece enerji (kalori) alımını kısıtlamaya yönelik olan ve vücut için gerekli bu besin öğelerini (proteinler, vitamin ve mineraller gibi), bireysel ihtiyaçlara göre kişiye özel planlanmamış kısa vadeli “yeme planları”,  uzun vadede organlarda ve sistemlerde hasara neden olup birçok hastalığın hazırlayıcısı da olabilmektedir.

Örneğin buraya kadar yazılanları, tek yumurta ikizi olan ve aynı enerjiyi alan kardeşlerden balık tüketeni belki birkaç sene hafızasında tutabilip benimseye bilecekken, balık tüketmeyip omega-3 alamayanı belki de birkaç gün ya da ay içerisinde unutabilecektir.

Yani ihtiyaçtan fazla enerjinin yağ olarak depolandığı bir vücut sisteminde aşırı kilo sorunu sadece matematiksel olarak enerjisi kısıtlanmış bir beslenme düzeniyle çözülemez. Mesela tahıllar, meyve ve sebzelerin yapısında bulunan ve vücudun asıl yakıt kaynağı olan karbonhidratları tüketmediğimizde (Dukan diyeti, “ekmeği kestim” diyetleri vb.) vücut, doğası gereği durumu olası bir kıtlık başlangıcı olarak yorumlayıp kendini korumaya alarak metabolizmayı yavaşlatır.

Hatta tüketilecek ilk öğünü de yağ olarak depolamak ister ki uzun vadede bu açlığa karşı rezerv oluşturabilsin. Yavaş bir metabolizmayla yağ yakımı olmayacak ya da çok daha yavaş olacaktır.

Sizi depoladığınız yağlardan kurtarıp zayıflatacak bir beslenme düzeni yerine, bir süre size ağırlık kaybettirecek (az miktarda yağ ile yoğun miktarda kas ve su kaybı) içerikçe dengesiz bu uygulamalara genellikle bazı popüler kitaplardan ya da çoğunlukla da sanal âlemden zaten ulaşabilmektesiniz.

Biz diyetisyenler ise yeterli ve dengeli beslenme derken, bireysel ihtiyaca göre enerji düzeyi ayarlanmış ve bu enerji kaynaklarını, ihtiyaca cevap verecek besin öğelerini de içerecek düzeyde oluşturduğumuz bir beslenme planından söz etmekteyiz.

Obezite,kalp damar hastalıkları, diyabet(şeker), hipertansiyon, felç, astım, uyku apnesi, menstruasyon düzensizlikleri, kan yağlarının yüksekliği (hiperlipidemi) gibi bir çok önemli sağlık sorununu sebebi ve kendisi de başlı başına bir hastalık iken olaya popüler, mevsimlik diyetler ciddiyetiyle yaklaşmak etik olmamayı geçelim her şeyden önce vicdan sorunudur. Dönemlik diyetlerin “diyeti” ağır olur.